MOBİL

Herşeyiyle 4.5G ve 7 Gügeler

By

on

4-5G

Herşey geçtiğimiz Ağustos ayında yapılan ihalede Turkcell, Avea, Vodafone, Netgsm ve Huawei gibi  telekomikasyon devlerinin’nin bir araya gelmesi ile başladı. Aniden tüm ülkenin gündemine oturan ve hertürlü reklam mecrasının spotlarını üzerine çeviren 4.5G teknolojisi ve Nam-ı Ali’si  en az sohbetler kadar arama motorlarını da fazlasıyla meşgul etti. Peki aslında 4.5G nedir, diğer G serilerinden farkı nedir, neye göre sınıflandırılır ya da mümerik etiketinin arkasında taşıdığı standartlar nelerdir. Bu ve daha bunun gibi bir çok sorunuza cevap bulabileceğiniz yazımızı Doktor Byte sizin için hazırladı…

Herşeyden önce “G” nedir?

Hayatımıza 3G teknolojisinin girmesi ile sıkça telaffuz edilmeye başlanan bu ibare yani “G” aslında “Genaration” kelimesinin baş harfidir. Bu kelimenin Türkçe karşılığı ise “Nesil”dir. Yani biz 3G yerine 3N’de diyebiliriz. Geçen zamanla birlikte gelişen hücresel telefon iletişim teknolojisinin aşamalarını ifade etmek için kullanılır.

 

G serilerini biribirlerinden ayıran en önemli faktör nedir?

.G sınıflandırmasının en alt basamağı 3G değildir, aynı şekilde en üst basamağı da 4.5G değildir. Hücresel telefonlar içerdikleri  iletişim teknolojilerine göre  uluslar arası literatürde 0G,  1G, 2G, 3G, 3.5G, 4G, 4.5G ve 5G olarak sınıflandırılmışlardır. Bu sınıflandırmadaki baş aktör ise bu cihazlardaki kablosuz veri iletişiminin kapasitesidir. Çok daha basit ifadesi ile 3G özellikli telefonda 5 dakikalık bir youtube videosu 1 dakikada download edilirken 4G özellikli bir telefonda ise yaklaşık 30 saniyede download edilebilecektir.

 

G teknolojisi hücresel telefonlarla mı yoksa operatörlerle mi ilgilidir?

G standartı aslında her ikisi ile de ilgilidir, akıllı telefon üreticilerinin ya da operatörlerinin herhangi birisinin tek taraflı kontrolünde değildir. Operatörler yapacakları altyapı yatırımları ile bu teknolojilerin vericilerini kurarlar. Akıllı telefon üreticileri ise GSM operatörerlinin sağladığı hizmeti yani onların sağladığı sinyalleri yakalayıp yorumlayabilecek donanıma sahip cihazlar üretirler. Daha açık ifade etmek gerekirse elinizde Qualcomm Snapdragon 820 işlemcili 5000 TL’lik bir akıllı telefon olsa da eğer operatörünüz bu standartlarda servis yayını yapmıyor ise ne 4G den ne de 4.5G’den faydalanamazsınız.

 

4.5G’den önce ne vardı?

Şuan Türkiye’de ve dünyada üst sınıf olarak kullanılan GSM operatör standartı 3G’dir. Ancak tabi ki hikayenin başladığı yer 3G değildir. Hatta yukarıda saydığımız gibi bir kronoloji ile bu G serisi standartlarına kısaca bir göz atalım.

0G ; Modern hücresel telefon teknolojisinden önceki dönemdir.  Bu döneme Mobil Radyo Telefon dönemi ya da “Pre Cellular” dönem de diyebiliriz.   Mobil olmasına rağmen günümüz için bir hayli devasa sayılabilecek ebatları ile bu telefonlara daha çok savaş filmlerinden aşinayız. PTT -Push To Talk- (Bas konuş), MTS (Mobil Telefon Sistemi), IMTS  (Geliştirilmiş Mobil Telefon Sistemi) ve  AMTS (İleri Mobil Telefon Sistemi)  bu dönemde kullanılan telknolojiler arasındaydı.  Bu sistemlerin herhangi birisinin multimedya veri taşıma özelliğinden bahsetmek tabiki mümkün değildi. Motorola tarafından 1946 da Amerikada faaliyete geçirilen Bell Sytem bu servisin ilk örneğini teşkil ediyordu.

1G ; Mobil telekomünikasyonun yani wireless telefon teknolojisinin ilk neslinin ortaya çıktığı dönemdir. 1980 lerde başlayıp 1990 larda yerini 2G ye teslim edene kadar bu analog tabanlı mobil telefonlar bir hayli yaygın bir şekilde kullanıldılar. Bu networklerde kullanılan radyo sinyalleri analogtular. NMY (Nordic Mobile Telephone) isimli servis Norveç, isviçre, Hollanda, doğu Avrupa ve Rusyada hizmet verirken Kuzey Amerika ve Avustralyada  AMPS,  İngilterede TACS, Batı Almanya, Portekiz ve Güney Afrika’da C-450, Fransa’da Radicom 2000, İspanya’da TMA ve İtalya’da RTMI ve Japonya’da ise NTT şirketinin sunduğu TZ-801-802 ve 803 standartları  kullanılıyordu. (1980-1991)

2G ; Wireless Telefon Teknolojisinin ikinci jenerasyonu olan 2G hücresel networkü ticari kullanıma 1991 yılında Finlandiya’da şuan Elisa Oyj’nin bir parçası olan Radiolinja şirketi tarafından sunuldu. Telefon görüşmelerinin dijital olarak şifrelenmesi, kapsama alanlarının yayılması ve data transferine olanak tanıması bu standartın en önemli özellikleri arasındadır. 1G den en büyük farkı ise 1G analog radio sinyallerini kullanırken 2G’nin dijital radyo sinyallerini kullanmasıdır. Ayrıca 2G arama esnasındaki sesi dijital olarak şifrelerken 1G sadece o sesi 150 MHz ve üzeri bir frekansa yükseltmekle yetinir. Ama asıl yaptığı devrim tabiki data taşıması konusunda olmuştur.  Yani hem SMS hem de MMS mesajların doğduğu dönem 2G dönemidir. Yine en büyük avantajlarından bir tanesi dijital kodlama sayesinde  aynı genişlikteki radyo bandından çok daha fazla  kodlanmış sesin iletilmesi olmuştur. 50 kbit/s hızlı GPRS ve 1 mbit/s hızlı EDGE servisleri de bu dönemin yadigarlarındandır. (2G temel olarak 2’ye ayrılıyor birisi TDMA diğeri ise CDMA. Şuan dünyada tüm abonelerin yaklaşık olarak %80′ i TDMA tabanında iken 60’tan fazla operatör ise 450 MHz frekansında CDMA 2000 i tercih ediyor.) (1991-2007)

3G ; Mobil Internet, Video arama (görüntülü arama) ve Mobil TV lerin ortaya çıktığı dönemdir. Yani özetlemek gerekirse mobil internetin evriminin iki ayak üstüne dikilmeye  başladığı dönemidir. Şuanda hem ülkemizde hemde dünyada en optimal operatör teknolojisi olarak kullanılan standarttır. 3G Teknolojisi hemen hemen  satışta olan tüm güncel telefon modellerinin standart bir özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir servisin 3G olarak nitelendirilebilmesi için  ITU tarafından belirlenmiş IMT-2000 standartlarını karşılaması gerekir. Yani güvenli ve hızlı kablosuz veri aktarımı üzerine odaklanılmıştır. Bir sistemin IMT-2000 standardını karşılayabilmesi için ise alt sınırda en az 200 kbit/s veri taşıyabilmesi gerekir ki aslında neredeyse 3G hizmeti veren tüm operatörler bundan çok daha yüksek data iletim oranlarına sahiptirler. ITU (Uluslararası Telekomünikasyon birliği) data oranları konusunda kesin çizgileri tanımlamamış olsa da minimum data rate için sabit ya da yaya kullanımda 2 Mbit/s  araç kullanımında ise 384 kbit/s sınır olarak kabul edilir. Çoğu operatör ise 3G sınırını 2 Mibt ile 28 mBit arasında tanımlamaktadır. 3G nin 2G’den bir diğer önemli farkı ise data güvenliği konusundadır. 2G ile kullanılan A5/1 stream cipher yerine çok daha güvenlikli bir sistem olan KASUMI cipher kullanılmaktadır. data oranlarında 3G platformu üzerine yapılan kimi iyileştirmelerle bu sistem 3.5 G, 3.75G yada 3.9 G gibi isimlerle de anılabilmektedir. (2007-2015)

4G ; Kablosuz telefon teknolojisinin dördüncü neslidir.  Daha çok bilinen adıyla LTE teknolojisidir. Gerektirdiği altyapı yatırımlarının mali büyüklüğünden dolayı aslında şuan dünya üzerinde oldukça az denilebilecek bir coğrafyada kullanılabilme durumu söz konusudur. Bu teknoloji İlk olarak Japonyada NTT DoCoMo firması tarafından 2004 yılında duyurulmuştur. Dünya üzerinde ilk 4G testi ise 17 Ağustos 2009’da Amerikada teknoloji devi Verizon tarafında yapılmıştır. Boston ve Seatle arasında yapılan testlerde hem download hem upload hemde VoIP transferlerinde yüksek performanslar kaydedilmiştir. Ancak Amerika da dahi bu sitemin yaygınlaşması için gereken şartlar ancak 2014 yılında olgunlaşmıştır. 4G’nin 3G’den en büyük farkı yine hız konusundadır. Tukcell tarafından  2013 de Türkiyede gerçekleştirilen testte de 900 mbit/s hızına ulaşılmıştır.  3G’de hatırlayacağınız üzere 2-28 mbit olarak kabul edilen standart 4G’de yerini mobil cihazlar için 100 Mbps  Wi-Fi için ise 1Gbps download hızı olarak revize etmiştir. Upload hızı ise 50 Mbps olarak ifade edilmiştir.

Zaman zaman 4G olarak ifade edilen bir diğer standart ise Kuzey Kore’de WiBro diye bilinen Mobile WiMAX’dır (IEEE 802.16e-2005).  O da 128 Mbit/s download  56 Mbit/s upload hızı vadetmektedir.

 

4.5G’ Nedir?

Aslında 4.5 G diye bir standart teoride yoktur. Ancak Advanced LTE (Long Term Evolution Advanced) diye adlandırılan 1Gbit/s download ve 500 Mbit/ Upload hızı vadeden sistem Türkiye’de 4.5 G diye adlandırılmaktadır. Tamamen LTE yani 4G platformu üzerinde çalışan sistem bir takım iyileştirmelerle daha yüksek hızlar vadetmektedir. LTE Release 8, 300 Mbit/s download hızı vadederken Release 10, 1 Gbps download hızı vadetmektedir. Tabi başta dalga kirliliği olmak üzere çevresel etkilerden dolayı kullanıcıların elde edeceği pratik sonuçların bu teorik verilerden daha aşağı olacağını beklemek yanlış olmaz. Ancak şunuda itiraf etmek gerekiyor ki 4.5 G standartı ile birlikte gözle görülür  bir iyileşmenin olacağı muhakkak. Yine çok daha basit örneklerle ifade etmek gerekirse; günlük kullanımda internet sayfalarını okurken veya yazışırken çok da büyük bir fark hissetmeseniz de özellikle multimedya dosyalarını ve gelişmiş grafikli oyun uygulamaları (özellikle online olanlar) kullanırken bu farkı çok daha fazla hissedeceksiniz. 440 p çözünülüklü görüntüler le sohbet etmek yerine  Full HD yada 2K çözünürlükte video konferanslara katılabilecek  yada büyük ebatlı paylaşımları çok daha kısa sürelerde gerçekleştirebileceksiniz. Hele ki sektör üreticilerinin bu yeni standartlara göre geliştirecekleri uygulamalar yepyeni ufuklara yelken açacaktır.

 

5G’ Nedir?

Şuanki teknoloji literatürüne göre kablosuz telefonlarda beşinci nesil ve en yüksek hız yeteneği olan standarttır. LTE’nin yani 4G nin 10 katına kadar teorik olarak  hız vadetmektedir. uluslar arası Telekomünikasyon Birliği ve Avrupa Birlliği tarafından altyapı yatırımlarının 2020 yılına kadar tamamlanması ve uygulamaya geçmesi konusunda bir fikirbirliği öngörülmektedir.  Pratikte durumun ne olduğuna dair fikir verebilecek tek test ise Dünya teknoloji devi Samsung tarafından gerçekleştirilmiştir. Şimdi teorik bir sistem üzerine farazi konuşmalar yapmak yerine 5G’nin ne olduğunu tam olarak anlamak adında bu testin sonucunda elde edilen pratik veriler üzerine  devam edelim. Samsung’un testinde elde edilen veriler şuan ki teknolojiye göre dudak uçuklatacak cinstendir;  Yapılan son testte 28 GHz lik bir ağ bağlantısında sabit lokasyonda 7.5 Gbps hıza ulaşılmıştır. Aynı testte 100 kmh hızla giden bir araç içerisinden yapılan ölçümde ise 1.2 Gbps üzerinde bir hız  kaydedilmiştir.  Diğer bir değişle sabir lokasyon için saniyede 940 MB 100 kmh hızla hareket halinde saniyede 150 MB veri hızı demektir. Bu bırakın wireless bağlantıyı kullanımda olan bütün kablolu bağlantılardan bile çok daha hızlıdır. Yani tam bir mobil iletişim evrimi yaşanmaktadır. Yani 5G’de  10 kat değil tam olarak 30 kat daha fazla performans söz konusudur.

 

4.5 G’nin veya 5G nin bu hızı ne işimize yarayacak?

Sörf yapmaktan  ya da epostalarını okumaktan başka bir faliyeti bulunmayan kimileri, 4.5 G  veya 5G nin sunacağı bu inanılmaz hızların ne işlerine yarayacaklarına dair heyecanlı beklentiler içerisinde olmasa da özellikle “entertainment” sektörünün trilyon dolarlık üreticileri  Apollon dağından ayaklarının dibine yuvarlanan bu Zeus asası ile kısa sürede sınırların çok ötesine geçeceklerdir. Özellikle 4K görüntüler eşliğinde geliştirilecek Augmented Reality  gibi platformlarda yapılacak projeler gerçektende  hayal gücünü bir hayli zorlayacaktır. Tabiki saatlerce beklemek yerine 30 saniyede idireceği bir bluray filmin hayatına  getireceği konusunda bir beklenti taşımayan kişilere karşı da teknoloji severler olarak son derece saygılı olmamız gerekiyor.

 

4.5 G Hizmeti Türkiye’de ne zaman başlayacak ?

Hatırlayacağınız üzere 26 Ağustos 2015 de 4.5 G ihalesi Turkcell, Avea, Vodafone, Netgsm ve Huawei’in katılımıyla yapılmış ve sonuçları aynı gün yayınlanmıştı. BTK birkaç gün önce 5 Kasım 2015’te resmi internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada  kamuoyunda bilinen adıyla 4.5G IMT Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme İhalesi’ni kazanan işletmelerin mevcut GSM ve 3G (IMT200/UMTS) imtiyaz sözleşmelerinin de tadil edildiği bildirildi. Bu açıklamada ayrıca  Turkcell, Vodafone ve Avea’nın ihale bedeline ilişkin ödemeleri yapmalarının ardından 27 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törende yetki belgelerini aldıkları da hatırlatıldı. Yani imzalar tamam.. Geriye 1 Nisan 2016’ya kadar sabretmek kalıyor.

 

4.5 G Hizmeti için aboneler ek bir ücret ödeyecek mi ?

En çok merak edilen konulardan bir tanesi de 1 Nisan 2016’da başlayacak olan 4.5G hizmeti için abonelerin ek bir ücret ödeyip ödemeyecekleri konusu geliyor.  Lafı uzatmadan cevabı hemen verelim; HAYIR!. İhaleyi kazanan operatör firmalarının herbirisi bu yeni teknolojiye geçişleri  için abonelerinden herhangi bir ücret almayacaklarını açıkladılar.  Hatta uygun kampanyalarla teknolojiyi daha cazip bir hale getirmeye çalışacaklardır. Ancak yine bu noktada bir uyarıda bulunmak gerekiyor;  hızlı internetin getireceği bir tüketim artışı muhakkak olacaktır. Bu da ister istemez bir mali yük artışı getirecektir. Ancak hamama giren terler..  Ferrarisine doyamayıp sokakta 3 tur daha atmak isteyen adamı kim suçlayabilir ki…

 

Şuan ki Simkartımı ve akıllı telefonumu 4.5G ile kullanabilecekmiyim  ?

 

öncelikle kullanmakta olduğunuz Simkartlarınızın 4.5 G’yi destekleyip desteklemediğini öğrenmeniz gerekiyor. Ancak bu simkartların çoğunluğu uzun süredir kullanıldığı için muhtemelen 4.5G’yi desteklemeyen simkartlardır. Ancak bu kesinlikle bir problem değil çünkü eğer 4.5G yi destekleyen bir akıllı telefonunuz var ama 4.5G ye uyumlu bir simkartınız yok ise operatörünüz ücretsiz yada son derece düşük bir ücret karşılığı size 4.5 G’yi destekleyen simkart (USIM) sağlayacaktır.  Telefonlar konusuna gelirsek; tabiki bütün akıllı telefonlarda 4.5G’yi destekleyecek donanımlar bulunmuyor. Bu teknolojiyi destekleyen modellerşuan için  genellike yakın tarihli release olan ve pahalı telefonlar.  4.5 G’yi hangi telefonların desteklediğine buradan bakabilirsiniz.  Ancak tabiki akıllı telefonunuzu 3G üzerinden kullanmaya devam edebileceksiniz… Yani bir süre daha dönercinin camına bakmaya devam edeceğiz..

 

loading...

Recommended for you

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>