DSLR

Nikon D810A İnceleme

By

on

d810a

Nikon memleketi Japonya da Pacifico Yokohama bölgesinde birkaç gün önce başlayan ve 12 -15 şubat 2015 tarihleri arasında devam eden Camera & Photo Imaging Show 2015 de yine tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Kimi modellerinde 11 FPS çekim hızıyla kimi modellerinde 36 Megapiksel çözünürlüğüyle hatta kimsinde de dokunmatik ekranlarıyla yapmadığı yenilik kalmamıştı. Tüketiciler artık daha farklı ne yapılabilir ki  diye düşünürken Nikon yine sahneye atladı ve tüm spotları üzerine çekmeyi başardı. Muhtemelen 2015 de konusunun  dijital fotoğraf olduğu her sohbette kendinden bahsettirecek ve  bir zamanların meşhur deyimi “Japonlar yapmış ” sloganını yıl boyunca sıklıkla telafuz edilmesini sağlayacak bir ürün.

Nikon D810A Nasıl Bir Yenilik Getirdi?

Doğum gününüzde  tempolu ve stresli bir mesainin ardından  yorgun  ve umutsuz bir halde evinizin kapısını açıp   içerideki karanlığın arkasında tüm derinliğiyle pusu kurmuş depresyon denizinin dalgalarına tam kendinizi   bırakmak üzereyken elinizi uzatıp elektrik düğmesine basmaya niyetlendiğiniz o anda,   içeride gizlenmiş tüm sevdiklerinizin ve arkadaşlarınızın ellerinde maytaplar, balonlar ve envai çeşit zerzevatla ortalığı ışık ve renk cümbüşüne gark ettikleri O an gibi Yeni “Nikon D810a” da kameranızı gökyüzünün karanlık sahnesine çevirip ilk fotoğrafınızı çektiğinizde o renk ve ışık cümbüşünün çok daha ihtişamlısını gözlerinizin önüne seriyor.

Nikon D810A Bunu Nasıl Yapıyor?

Nikon D810A’nın bu büyüleyici işi NASIL yaptığını anlamak adına ilk önce, Çok yakında binlerce internet sitesi ve incelemede rastlayacağımız  Nikon’un kendi ağzından ifadesiyle; “Yeniden tasarlanmış kızılötesi (IR) ışınları  kesme filtresi aracılığıyla D810A, H-alfa tayf çizgisi düzeyine (yaklaşık olarak  656 nanometrelik’lik bir dalga boyu seviyesinde) D810’a göre yaklaşık dört kat daha fazla duyarlıdır.” ifadesine kulak kabartmamız gerekiyor. Öncelikle  buradaki havalı ama kafa karıştırıcı deyimlere bir göz atalım ve birazcık açıklayalım; (Teknik detaylardan sıkılanlara bir sonraki başlıktan devam etmelerini öneriyoruz.)

H-alpha Tayf Çizgisi Nedir?

Atom Fiziğinde hidrojen atomunun spectral çizgi emisyonlarını tanımlayan altı adet seriden biri olan ve 1885 de John Balmer tarafından formülleştirildikden sonra  “Balmer Serileri”  diye adlandırılan sisteme göre;  H-alfa bir hidrojen elektronunun üçüncü en düşük enerji seviyesinden ikinci en düşük seviyesine düşerken meydana gelen 656.28 nanometrelik bir dalga boyuna ve güçlü bir stabil kırmızı renge sahip spektral bir ışınım düzeydir.Niye özellikle hidrojen atomu diye soracak olursanız bunun sebebi; Hidrojenin bilinen evrenin kütlesinin % 75 ini oluşturması ve Evrende bulunan en bol element olmasından dolayıdır. Yani siz bu yazıyı okurken vücudunuzun bir kısmını oluşturan hidrojen aynı zamanda milyonlarca ışık yılı uzaktaki bir galaksinin de en önemli yapı taşını oluşturuyor. Böylece dış uzaydaki her türlü varlığı gözlemleyebilecek eşsiz bir yöntem ortaya çıkmış oluyor…

Yani Türkçesiyle ifade edecek olursak; görünen evrendeki yıldız, gökada yada galaksiler gibi varoluş formlarının içerilerinde bulunan hidrojen atomları süreğen hareketleri esnasında  H-alfa düzeyinde ışınlar yayarlar. Bu ışınlar tabi ki   kafanızı dünyadan yukarı çevirip baktığınızda çıplak gözle görülemezler. Ancak akşam olup Güneşin dominant ışınları  çekildiğinde bu H-alfa düzeyindeki ışınları yakalayabilen bir takım cihazlarla izlenebilirler.

Nikon D810A’nın Devrimci Sensörü;

Evrenin nefes kesen görüntülerini kaydeden Nikon D810A’nın en önemli parçası şüphesiz sensörü.  37.09 milyon piksel çözünürlük değeri ve 35,9 mm x 24,0 mm ölçüleriyle  FX standartlarda olan bu CMOS sensörün en büyük özelliği ise belki eski bir yıldıza belki de görkemli bir nebulaya ait uzayda yayılmış halde bulunan Alfa tayf çizgisindeki ışığı selefi olan D810’un sensöründen 4 kat daha hızlı bir şekilde geçirmesi. 4 rakamı ilgi alanı dijital fotoğraf olmayan kişiler için  küçük bir değer ifade etse de,  özellikle astro fotoğrafçılar için  Neil Armstrong’un aya ilk ayak bastığında söylediği  “benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım” cümlesinde kasteddiği gibi muazzam bir değer ifade ediyor. Sensörün üzerine yerleştirilmiş halde bulunan gelişmiş Infra Red (IR) yani kızıl ötesi  kesme filtresi sayesinde konuya özel farklı filtrelerin kullanılması zorunluluğu da ortadan kalkmış oluyor. Yani  normalde yapıldığı gibi yıldız kümesi çekecekken farklı filtre nebula çekecekken farklı bir filtre kullanmak zorunda kalmıyorsunuz.

Astro Fotoğrafçılar İçin Önemi;

Şimdi de bu “H-alfa çizgisindeki ışığa 4 kat daha fazla duyarlı” ifadesinin neden bu kadar çok  önemli olduğuna  değinelim isterseniz. Bildiğiniz gibi fotoğraf sanatının belkide en zahmetli alanı olan  astro fotoğrafçılığa gönül vermiş insanlar bir taraftan olumsuz coğrafi konumun ve şartların güçlüğüyle uğraşırken diğer taraftanda ekipman bütçesi ve temin olanaklarının ezici sıkıntısını yaşarlar. Bütün bunları halledebilseler bile o ihtişamlı fotoğraflardan bir tanesini çekebilmek için saatlerce kameralarının başında kimi zaman titrer kimi zaman ter dökerler…  Bir taraftan özellikle  “hedef takip kundağı” kullanılmadan çekilmiş fotoğraflardaki kaymalar bir taraftan da    en iyi DSLR cihazlarda bile 30 saniye ile sınırlandırılmış “uzun pozlama” fonksiyonu  bu fedakar astro fotoğrafçı kardeşlerimiz daha çekeceği gök manzaranın  hayallerini kurmadan onların sınırını belirler. Üstelik uzun pozlamada yanan sensörler, yüksek ISO değerlerinin dez avantajları ve hot piksel sorunları da bir kabus gibi bu hayalin üzerine çöker… nikon d810a vs d810

İşte bu noktada Nikon D810A’nın yenilikçi sensörünün önemi berraklaşmaya başlar. Bütün diğer özelliklerini bir kenara bırakın sadece 900 saniyelik uzun pozlama modu sayesinde bile eş değeri bir kameradan kağıt üzerinde birkaç kat gibi mütevazi bir seviyede olsa da pratikte açık ara daha  önde olduğunu söyleyebilririz. Diğer taraftan da sırf sensörün H-alfa tayf duyarlılığından dolayı   uzun pozlamalarda  gerekli süreyi en az 4 te birine indireceğinden takip mekanizması olmayan fotoğrafçılar için daha az bulanıklık ve ışık deformasyonu sağlayacağı tartışmasız bir şekilde ortada… Tıpkı birisi D810A diğeri D810 kamerayla çekilmiş yukarıda yan yana duran fotoğraflardaki gibi…

Nikon D810A Diğer Özellikler;

Tasarım; Nikon D810A ya ilk baktığınızda selefi Nikon D810 dan isim etiketinin yanı başında duran “A” harfi dışında hiçbir fark göremiyorsunuz.  Zaten makine gövdesi kağıt üstündeki 146 x 123 x 81,5 mm (5,8 x 4,9 x 3,3 inç) ölçüleriyle ve 880 g/1 lb 15,1 ons ağırlığıyla selefinin birebir kopyası olduğunu söyleyebiliriz. Mat siyah Magnezyum kasa söz konusu ebatlar ve ağırlığı ile gayet heybetli ve agresif bir duruş sergiliyor. Tabiki Nikon D810A da nikon D810 gibi öyle sabahtan akşama kadar elde dolaştırılacak bir makine değil. Hele ki üzerine takacağınız uzak odaklı  heybetli nikkorların kendi ağırlığını da düşününce.  Tabiki 24-70 bana yeter fazlasında gözüm yok da diyebilirsiniz. Ama o durumda bile + 900 gramlık bir ağırlık artışını da göz önünde bulundurmanız gerekir.

Sensör;  Yukarıda da bahsettiğimiz gibi 35,9 mm x 24,0 mm ebatlarındaki CMOS sensör  içerdiği 37,09 milyon piksel ile Full Frame kullanımda  maksimum 7360x4912px çözünürlükte fotoğraflar sunuyor. Nikon Tabiki 37 Megapikselde kaydedilecek  fotoğrafların   beraberinde getireceği “storage” yani depolama probleminin farkında bu yüzden D810A nın teknik donanımından vazgeçmek istemeyen  ancak  çözünürlükten az da olsa ödün vermeye hazır olan kullanıcılar için yine  Full Frame (36x24mm) çekime ek olarak hem 1.2x Crop (30x20mm) hem de DX diye adlandırılan 1.5x Crop (24x16mm)  çekim modlarına yer vermiş. 1.5x crop modda çekebileceğiniz en düşük (S) çözünürlük ise yine 3072 x 2456 px olarak sınırlandırılmış. Sensör boyutlarına ve çözünürlük skalasına baktığımızda  yeni Nikon D810A nın sensöründe daha gelişmiş bir ışık geçirgenlik teknolojsi kullanmasına rağmen sensör iskeletinin selefi Nikon D810 ile birebir aynı olduğunu görüyoruz.

ISO Performansı; Nikon D810A nın ISO duyarlılığı ise 200-51200 aralığında. Yine P, S, A, M ve M*  modlarında 200 ile seçilebilir bir değer olan Hi2 aralığında otomatik bir değere ayarlanabilirken manuel seçim söz konusu olduğunda (1/3, 1/2 veya 1 EV’lik adımlarla ISO 200 ile 12.800) aralığında ayarlanabiliyor.  ISO 12.800 üzerine çıkıldığında ise  yaklaşık 0,3, 0,5, 0,7, 1 veya 51.200 eşdeğeri olan  2 EV  seviyesinede ayarlanabiliyor. Burada şu husus dikkatimizi çekiyor. Ayarlarda kullanılan EV adım aralıkları aynı olsa da  200-51200  ISO aralığının selefi Nikon D810 da 64-51200 aralığında olduğunu hatırlayacaksınız. Şimdi cevabını bulmamız gereken soru şu; Neden Nikon D810 da kullanılan alt eşik 64 iken D810A daki iso alt eşiği 200 olarak sınırlandırılmış;  

Bunun için iki kuvvetli olasılık ön plana çıkıyor. İlki; biraz daha komplo vari bir yaklaşım. Nikon D810A da ISO alt eşiğini 200 gibi başlangıç için yüksek sayılabilecek bir seviyede tutarak bu ürünün genellikle gece çekim yapılan  Astro fotoğrafçılık segmentinde  biraz daha inandırıcı olmasını hedeflemiş olabilir. Eğer  durum böyleyse Nikon bu kameralardan yani Nikon  D810A dan az miktarda üretecek ve bu yeni cihazının satışının getireceği gelirden ziyade DSLR piyasasını derinden etkileyen yenilikçi adımını güçlü bir reklam unsuru olarak hedefleyecek. İkinci ve biraz daha ayakları yere basan teorimiz ise ; D810A nın sensöründe kullanılan IR filtreleme teknolojisinin 50 yada 64 gibi astro fotoğrafçılığın temel mantalitesine pek de paralel olmayan son derece düşük ışık duyarlılığının söz konusu olduğu   ISO değerlerinde çalışmaması yada düzgün çalışmaması.

Otofocus Sistemi; Nikon D810A da 15 tanesi çapraz olmak üzere toplam 51 netleme noktası içeren “Advanced Multi-CAM 3500FX otomatik netleme sensör modülü” kullanış. Bu noktalardan 51 ini veya F8 destekli 11 adet netleme noktasından herhangi birini seçebiliyorsunuz.  Aslında 9/21/ve 51 nokta seçenekli bu  Advanced Multicam 3500 FX sistemi yeni bir sistem değil. Malum Nikon D810A’nın selefi D810 da da aynı otofocus sistemini kullandı. Ama Tabiki nikon D810 da bu otofocus sisteminin ilk kullanıldığı nikon Modeli değil. Hatırlayacağınız üzere önceki yazılarımızda da hatta en sonki Nikon D810 inceleme yazımızda da   “Advanced Multi-CAM 3500FX otomatik netleme sensör modülü” nün nekadar başarılı olduğundan Nikonun bu otofocus sisteminden uzun süre vazgeçemeyeceğinden  bahsetmiştik. Bu arada Nikona bizi yine yanıltmadığı için teşekkür ediyoruz…

Çekim Hızı ve Çekim Sayısı; Nikon D810A EN-EL CL standart pille Full Frame ölçekte saniyede 5 kareye kadar,   1.2x cropta 6 kareye kadar  ve 1.5x DX format cropta yine 6 kareye kadar görüntü kaydedebiliyor. Tabi CH modda bu oranı DX formatta 7 kareye çıkarmak mümkün. 4 saniye ve altındaki hızlarda medya storage kartınız yada bataryanız bitene kadar JPEG yada NEF formatta sürekli çekim yapabilirsiniz. Buraya kadar herşey selefi olan Nikon d810 ile aynı. Ancak yeni Nikon D810A yine 1900 mAh (7,0 V) kapasiteli standart EN-E 15 pil ile tam şarzda yaklaşık olarak 3860 gibi çok yüksek bir adette fotoğraf çekebiliyor. . Tabiki Nikon D810A da daha uzun süreli ihtiyaçlar da düşünülmüş. MB-D12 Battery Pack kullanarak çekim sayısını 10660 adete kadar çıkartabilirisniz..

Sairat; Nikon d810A da kırmızı renkli sanal ufuk çizgisi dışında; Expeed 4 işlemci, 51 noktalı  otofocus sistemi,  1/320 flaş senkron hızı, EV adımları, elektronik önperde deklanşörü, deklanşör modları,  0,12 saniyede açılma ve  52 ms’lik deklanşör gecikme süresi, test edilmiş 200.000 çekim seviyesi, kumlanma azaltma, Ethernet ve kablosuz LAN’ı desteği, isteğe bağlı UT-1 Veri Aktarıcısı ile WT-5 Wireless Transmitter kullanımı, HDMI çıkışı ile 1080p filmlerin dış medyaya kayıpsız  kayıt gibi diğer tüm özellikler bire bir aynı

Nikon D810A Sadece Astro Fotoğrafçılar İçin mi?;

D810A gerçekten Nikonun Astronomi fotoğrafçılığına getirdiği büyük bir yenilik. H-alfa düzeyine karşı 4 kat daha fazla duyarlı olan sensörü astroloji fotoğrafçılığıyla uğraşanlar için tabiki beraberinde çok büyük avantajlar getirecek. Özellikle Nikon D810A nın lanse edildiği 10 şubat tarihinden sonra canlanmaya başlayan astro fotoğrafçılık merakı yine beraberinde Nikonun bu yeni kamerası sadece astro fotoğrafçılar için mi sorusunu getirdi. Şu aralar bir çok websitesinde yada inceleme bloglarında Nikon D810A nın sadece astronomi fotoğrafçıları tarafından kullanılabileceğine dair çok da gür olmasa da sesler gelmeye başladı. Hatta bu görüşü daha gür seslendirmekten çekinmeyen Ken Rockwell gibi alanında popüler otorite kurmuş  kişilerde mevcut. Ancak bu sorunun cevabı muhtemel beklenti yönünde olsa da, öncelikle şu kısa bilgiyi hatırlayalım;

Normal DSLR sensörleri görünen ışığı  en optimal derecede geçirmeleri için tasarlanmışlardır.  Görünen ışıktan kasıt insan gözünün algıladığı ışık aralığıdır. Malum gözün arkasında ışık fotonlarını yakalayan retinal pigmentler var. Bu pigmentler 400 ila 700 nm arasındaki ışığa duyarlıdırlar . 400 nm dalga boyunun altındaki ışıklara  mor ötesi yada ultraviyole ışık denir (100-400 nm arası)Kızıl ötesi ışıklar ise 700 nm den daha yüksek dalga boylarına sahiptir ve kendi ölçeklerine göre sınıflandırılırlar (700-1400/1500 nm  arasının yakın kızılötesi olarak adlandırılması gibi).  DSLR sensörleri yakaladıkları görüntünün gerçeğe (gözün algıyayış biçimine göre) en yakın sonucu  vermeleri için; dalga boyu “görünen ışık” dalga boyundan daha yüksel olan ışınların sensöre ulaşmadan kesilmesi için genellikle sensör önüne konan filtrelerle bu ışıkları geri yansıtacak şekilde tasarlanırlar.  Bu işlemi sensörün önüne belli açılarla yerleştirilen “Hot Mirrors” lar ile gerçekleştirirler. Bu şekilde objektiften geçen yüksek dalga boylu kızıl ötesi (IR ) ışınlar sensöre ulaşmadan geri yansıtılırlar.

Ancak bu işlemin tam tersi de söz konusudur, yani; “Cold Mirrors” lar ile objektiften geçen ışıklarının sensöre ulaşmadan geri yansıtılması işlemi de mümkündür. Bu durumda  sensöre sadece uzun dalga boylu yani kızıl ötesi ışınlar (IR)  ulaşır. Bu yöntem çeşitli seviyelerde Kızıl ötesi fotoğrafçılık ve Astroloji fotoğrafçılığı için tercih edilir. Çünkü Normal DSLR sensörlerinde kzııl ötesi ışınlar “hot mirroring” ile filtrelenirken genellikle   astronomi fotoğrafçılığı için hayati öneme sahip 656,03 nm dalga boyundaki H-alfa ışınları da büyük oranda kesilirler.

Şimdi yukarıdaki soruya daha doğru bir cevap verebilmek adına;  Nikon’un H-alfa ışınlarına  karşı  4 kat daha fazla geçirgen olması için sensöründe nasıl bir filtre kullandı öncelikle bunun teknik detaylarıyla ortaya çıkması lazım. Eğer geliştirilmiş bir flor kaplama söz konusuysa beklentileri çok yüksek tutmamak gerekiyor. Ancak yeni bir filtreleme teknolojisi geliştirdiyse bu kameranın günlük görünür ışık çekimlerinde de kullanılabilmesi  gerçekten harika olur ve dijital fotoğraf dünyasında bir çığır açar. Ancak yinde de beklentileri yüksek tutmamak için biraz temkinli olmak gerekiyor. Çünkü;

Nikon Pazarlama Müdürü Masahiro Horie,  “Mühendislerimiz Nikon D810A’yı  sırf Profesyonellerin ve astronomi fotoğrafçılığını hobi edinmiş kişilerin kendine has nadir  taleplerini karşılayabilmek için tasarladı.” ve ” Bu kameranın benzersiz özellikler içeren teknolojisi ve güçlü görüntüleme yeteneği onu   Evrenin yıldızlar arasında gizlenmiş fantastik ve kozmik yüzünü keşfetmeye hazır olan bu kişiler  için muhteşem bir opsiyon haline getirdi. Şeklindeki ifadesiyle bu yeni kamerasının gündüz fotoğrafçılığında çok da fazla iddialı olmayabileceğinin sinyalini fazlasıyla veriyor….

Kimbilir belkide Nikon’un asıl amacı yukarıda da bahsettiğimiz gibi satış performansı yüksek bir üründen ziyade “4X H-alfa geçirgenliğinde 36 Mpx  full frame  bir sensör ile” Astronomi ve bilim dünyasında ön saflarında  isminin ve imaj etiketitinin sıklıkla telaffuz edilmesini sağlayacak bir ürün ile yer almak istemesidir. Bunu hep beraber bekleyip göreceğiz. Üretim bandına kısıtlı miktarda girmesi de bu ikinci seneryonun doğruluğunu destekleyecek güçlü bir işaret olacaktır.

HOşGELDİN NİKON D810A…….

 

İLGİLİ YAZILAR

Nikon D810 İnceleme

Nikon D7200 İnceleme

Canon Eos 7D Mark 2 İnceleme

 

 

Views: 4753

loading...

1 Comment

  1. Metin Kara

    Şubat 17, 2015 at 10:06 pm

    Sayenizde Astro fotoğrafçılık diye birşey olduğunu öğrenmiş olduk. Mükemmelbir makine olduğu doğru ama umarım fiyatı çok yüksek olmaz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>